Embriyo Transferi

tup bebek tedavisi emriyo transferi

Embriyo Glue (Tutkal / Yapıştırıcı) Nedir?
Embryo glue, embriyo transferi sırasında kullanılan yeni bir kültür ortamıdır. İçerisinde bulunan hyaluronan adlı maddenin etkisiyle, embriyonun rahim içerisinde tutunma şansının arttığı gösterilmiştir. Aslında bu artışta en önemli rolü embriyoların laboratuar şartlarında büyütülmesi ile ilgili gelişmeler oynamaktadır. Tüp bebek uygulamalarında üreme hücreleri anne vücudunda değil, laboratuar şartlarında birleştirilmekte ve embriyolar özel sıvılar içerisinde, aynı anne karnındaki gelişimlerini taklit edecek şekilde büyütülmektedir. Tüp bebek uygulamalarında tedavinin verimliliğini kısıtlayan önemli noktalardan birisi de budur. Laboratuar şartları hiçbir zaman anne vücudunun sağladığı özellikleri tam olarak taklit edemeyecektir. Ancak, laboratuar şartlarındaki gelişmeler her geçen gün bu benzerliği arttırmakta, bu durumda direkt olarak tedavi başarısına yansımaktadır. Embriyo-yapıştırıcı özel bir kültür ortamının ticari adıdır. Bu kültür ortamı, embriyoların rahim içerisine transferi sırasında, embriyoların kateter içerisinde barındıkları ve rahim içerisine transfer sırasında embriyoları taşıyan sıvıdır. Bu sıvının özelliği içerisinde bulunan hyaluronan adlı maddedir. Bu maddenin embriyo transferi kültür sıvısına eklenmesinin, embriyoların rahim içerisinde tutunma şansını arttırdığı bilinmektedir, ancak embriyo glue kullanımının gebelik şansını arttırdığına dair bir çalışma yoktur. Hyaluronan bu günekadar tıbbın pek çok diğer branşında önemi kanıtlanan, hücreler arası bağlantılar ve dokuların kendine has farklı özelliklerini belirlemede rol oynayan bir maddedir. Bu maddenin embriyo- endometrium arasındaki ilişkide ne şekilde bir rol oynadığı net olarak bilinmemektedir. Tedavide en önemli noktalardan birisi iyi kalitede yumurta hücresi gelişimini sağlamaktır. Bu noktada kişiye uygun ilaç protokolünün ve ilaç dozunun doğru seçilmesi, yumurta gelişiminin takibinin doğru ve özenli bir şekilde sürdürülmesi, çatlatma iğnesinin doğru zamanda yapılması, yumurta toplama ve embriyo transferi işlemlerinin en sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Embriyolar rahim iç duvarına yapıştırılamaz. Embriyo (eğer sağlıklı ise) rahim iç duvarına tutunma işlemini kendisi gerçekleştirir. Tutunma potansiyeline sahip olmayan bir embriyonun herhangi bir işlem veya bir madde aracılığı ile rahim iç duvarına yapıştırılması söz konusu olamaz.

Embriyonun Zarının İnceltilmesi – Assisted Hatching(Aha) Kimlere ve Nasıl Uygulanır?
Assisted hatching (AHA) : Embriyonun rahim duvarına tutunmasını kolaylaştırmak için, etrafını saran zarın inceltilmesi ya da açıklık oluşturulması işlemidir. 35 yaş ve üzerindeki olgulardan elde edilen embriyolara, embriyoyu saran zarın kalın olduğu durumlarda, yavaş bölünen embriyolara, daha önceki denemelerinde iyi kalitede embriyo transferine rağmen gebelik elde edilememiş olgulara, FSH hormonu sınırda ya da yüksek olan olgulara (12 MIU /ml ve üzeri), embriyo biyopsisi yapılacak embriyolara, dondurma – çözme sonrası elde edilmiş embriyolara AHA uygulanır. AHA kimyasal, mekanik ya da lazer yöntemiyle yapılabilir. Bu işlemin özellikle kalın zarla çevrili ve yavaş gelişen embriyolarda, embriyo ile rahim duvarı arasındaki uyumu sağladığı ve tutunmayı arttırdığı düşünülmektedir. Merkezimizde transfer öncesi tüm embriyolara rutin olarak AHA (embriyo zarının inceltilmesi işlemi) uygulanmaktadır.

Embriyonun İyi Gelişim Kriterleri Nelerdir?
Mikroenjeksiyon ya da tüp bebek işleminden; 16–20 saat sonra (1.gün) döllenme izlenir. 48 saat sonra (2.gün) 3–4 hücreli embriyolar izlenir. 72 saat sonra (3.gün) 6–8 veya daha fazla hücre içeren embriyolar izlenir ve hücreler arası birleşme başlar. 4.günün sabahında hücre sayısı net sayılamamakta, morula dönemine ulaşan embriyolar oluşmaktadır. 5. veya 6. gündeki embriyoya blastosist adı verilir ve hücre sayısı 60 tan fazladır. Bu kriterlere sahip olan embriyolar normal gelişen embriyolar olarak değerlendirilir.

Embriyo Seçimini Nasıl Yapıyoruz? ve Çoğul Gebeliği Nasıl Önlüyoruz?
Embriyo transferi genellikle döllenmenin hemen sonrasındaki günde yani 2. gün ile 5. gün arasında yapılabilir. Transfer edilecek embriyoları seçerken hekim, embriyolog ve hastanın birlikte kaç adet embriyo transferi yapılacağına karar vermesi gerekir. Bu kararı verirken öncelikle ülkemizdeki yönetmeliklere göre eğer geçerli bir sebep yoksa transfer edilecek embriyo sayısının 3 ile sınırlandırıldığını belirtmekte yarar vardır. Kötü embriyo gelişimi ve ileri anne yaşı gibi durumlarda bu sayı artabilir. Merkezimizde geçerli olan kriterlere göre daha önceden başarısız denemeleri olmayan, en iyi kalite (top quality) denilen embriyolara sahip ve 35 yaşından genç bayanlarda iki adet embriyo verilmesi prensibi benimsenmiştir. Bu sayı, kadının yaşı arttıkça, daha önceki başarısız denemelerin varlığında ve transfer edilecek embriyoların kalitesinde azalma olduğu sürece artabilir ancak 4 den fazla embriyo verilmesinin gebelik şansını arttırmadığı bilindiğinden çok nadir durumların dışında bu sayının üstüne çıkılmamaktadır. Ayrıca embriyolardan genetik araştırma yapıldığında sonuçlar sayıyı kısıtlayıcı da olabilmektedir. Örneğin sağlıklı genetik yapıya sahip tek embriyosu saptanan ya da HLA (Doku uyumluluğu) açısından araştırma ve tedavisi yapılan hastalarda, bu incelemelerin sonuçlarına göre embriyo sayısı belirlenmektedir.

Embriyoların Hangi Günde Transfer Edileceğine Naslı Karar Verilmelidir?
Kadının yaşı, hangi nedenle tüp bebek tedavisi yapıldığı, varsa daha önceki denemelerinin sonuçları, embriyo gelişim özellikleri, preimplantasyon genetik tanı yapılıp yapılmayacağı, elde edilen yumurta sayısı, gelişen embriyo sayısı ve embriyonun günlük gelişim hızı gibi kriterlere bakarak hangi günde transfer yapılacağına karar verilmektedir. En erken 2. günde en geç ise 6. günde olmak üzere 2, 3, 4, 5 ve 6. günlerde transfer yapılabilmektedir.

Embriyoları Blastosist Dönemine Kadar Bekletmeye Nasıl Karar Verilir, Yararları Nelerdir?
Elde edilen yumurta sayısı, kalitesi, döllenmiş yumurtanın (zigot) özellikleri, embriyonun günlük gelişme ve bölünme hızına göre embriyoları 3.günden daha ileriye büyütebilmek mümkündür. Doğal gebeliklerde embriyonun rahim içine ulaştığı dönem blastosist dönemidir. Rahim içi bu dönemdeki embriyoyu daha rahat kabul etmekte ve embriyo-rahim içi uyumluluğu bu dönemde en yüksek düzeye ulaşmaktadır. Bu nedenle blastosist dönemine ulaşmış 5. veya 6. gün embriyolarının transferi hem rahim içi tutunmayı arttırmak ve hem de daha az sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesine imkan sağlanarak çoğul gebelik riskinden korunmak amacı ile daha avantajlıdır.

Sperm Örneği Evden Veya Dışarıdan Getirilirse Risk Oluşur Mu?
Örneğin verildiği andaki jel kıvamından sıvı duruma geçmesi vücut ısısında (37°) daha hızlı ve sağlıklı olmaktadır. Sperm hareketliliği vücut ısısında gerçek değerini gösterdiği için en doğru değerlendirme dışarıda bekletilmemiş örneğe yapılabilmektedir. Normal şartlarda merkezimizde hazırlanmış olan özel bir odada verilecek sperm örneği oda ısısında 20 dakika bekletildikten sonra değerlendirilmektedir. Çok zorunlu hallerde örnek evden getirilecek ise koltuk altı veya avuçlar arasında, vücut ısısında tutulacak, 10 dakikayı aşmayacak bir sürede merkeze ulaştırılmalıdır.

Sperm Değerlendirmesi Sonucu


Meni örneği 3-4 günlük bir cinsel perhiz sonunda temiz bir cam ya da plastik kaba, dışarı kaçırmadan ve tercihen mastürbasyon yöntemi ile alınmalıdır . Örneklerin 2 saat içinde incelenmeleri gerekir. 2-3 haftalık aralıklarla en az 2 sperm örneği almak ve birbirlerini destekleyen örnekleri temel almak en doğru yöntemdir. Normal bulunan örneklerde tekrara gerek yoktur.

Semen analizi WHO referans değerleri:

Volüm 1.0 ml
Sperm Yoğunluğu 20 milyon/ml.
pH 7.2
Vitalite (Canlılık) % 25
Motilite (hareket) % 50 ( a+b motilite) ya da % 25 ( a motilite)
Morfoloji (şekil) %15 (strikt kriter)
Lökosit 1 milyon
MAR testi (Partiküllere yapışıklık gösteren sperm oranı) % 50 
IBT (Partiküllere yapışıklık gösteren sperm oranı) % 50 


Sperm hareketliliği 4 grupta sınıflandırılır.

  • (a) +4: İleriye doğru hızlı hareket
  • (b) +3: Yavaş, doğrusal olmayan hareket
  • (c) +2: Yerinde hareket
  • (d) +1: Hareketsiz

Spermin hareketi, özellikle orta kısım ve kuyruğun anatomik ve fonksiyon açısından sağlam olması ile ilişkilidir. Enfeksiyonlar, kuyrukla ilgili anormallikler, varikosel, alkol, antisperm antikorlar, immotil silia sendromu gibi hastalıklar sperm hareket bozukluğuna sebep olabilir. Sperm sayı ve hareketi kadar morfolojisi de döllenme için önemlidir. Normal şartlarla döllenmenin olması için normal şekildeki sperm yüzdesi ortalama % 30 bulunmuş, % 15 in altına düşmesi halinde dölleme hızının azaldığı görülmüştür. IVF tedavisinde normal sperm oranı % 14 ün üzerinde iken döllenme oranı % 88, % 4-14 iken % 63, % 4 ün altında ise % 7.6 oranındadır. Semen analizi sonuçlarına göre 4 değişik durum ile karşılaşabiliriz:

  • 1. Tüm parametreler normal
  • 2. Azoospermi (spermatogenetik elemanların olmaması, örnekte sperm bulunamaması)
  • 3. Sperm sayı, motilite ve morfolojisinde yaygın anormallikler

4. Seminal özelliklerden birine spesifik izole problemler.

Sperm Tetkikinde Sperm Sayısının Çok Az Olması Veya Sperm Bulunmaması Durumunda Ne Yapılmaktadır?
Öncelikle ürolog tarafından erkek değerlendirilir. Gerekli olan hormonal ve genetik inceleme (kromozom analizi, Y kromozomu ve mikrodelesyon, FTR mutasyonu gibi), yapıldıktan sonra, sperm durumuna göre, kadının tedavi için hazırlanması aşamasına geçilir. TESE, TESA, MESA, PESA sperm elde etmek için uygulanacak yöntemlerdir. Üreme hücrelerine rastlanmamışsa tedaviye son verilir.

Semen Analizinde Hiç Sperm Bulunmayan Hastalarda Nedeler Nelerdir?
“Azoospermia” dediğimiz semende hiç sperm çıkmaması durumunda genel olarak iki türlü neden saptanır: Birincisi testiste sperm yapımı azalmış ya da yok olabilir, ikincisi testiste sperm yapımı vardır, ancak çıkısı sağlayan kanallarda problem olabilir. Bu iki sebepten hangisinin var olduğu hastanın muayenesi ve hormon incelemeleri sonucunda tespit edilebilir. Son yıllarda erkek kısırlığında yeni genlerin öneminin ortaya çıkmasıyla genetik inceleme çok önem kazanmıştır.

Testikuler Sperm Yapım Azlığına Bağlı Kısırlık Olgularında Tedavi Nasıl Uygulanmalıdır?
Beyinden salgılanan ve sperm yapımını sağlayan hormon düzeyi yüksek ve testis boyutları küçük olan hastalarda, testisten sperm bulunarak mikro enjeksiyon yöntemi uygulanması mümkündür. Geçmişte testisten çoklu biyopsi yöntemi uygulanarak rasgele testisin çeşitli bölgelerinden dokular alınarak sperm bulunmaya çalışılıyordu. Merkezimizde yine Türkiye’de önderliği yapacak mikroskop altında yeni bir cerrahi yöntemle testis sperm araştırması yapmaktayız. Dünyada ilk olarak NY Cornell Tıp Fak. uygulanan bu yöntemi başarı ile merkezimizde uygulamaktayız. Yeni operasyon tekniği testisin tek bir kesi ile tamamen açılması ve dokunun mikroskop ile 20 kat büyütülerek sperm yapımı olan bölgelerin tespiti ve o bölgelerden doku örneklerinin alınması şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla eskiden uygulanan rasgele yönteme kıyasla başarı şansı daha yüksektir ve daha fazla sayıda sperm elde etme mümkün olmaktadır. Hastanın doku kaybı mikro cerrahi yöntemde çok az olmaktadır. Bu operasyonla testislerin en az zarar görmesi sağlanarak testosteron hormon salınımı minimal etkilenmektedir. Mikroskop altında yapılan mikro cerrahi yöntemin diğer bir avantajı testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki damar yapısının görülerek, testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılmasıdır. Bu operasyon sonrası olası komplikasyonları minimal düzeye indirgemektedir. Eski operasyon yöntemi ile başarılı olunamamış ve daha önceleri bazı genetik yapısal nedenlere bağlı sperm yokluğu olan hastalarımızda bu yöntemle %55-65 gibi yüksek oranlarda sperm bulmaktayız.

Bazı Durumalrda Arka Arkaya 2. Veya 3. Sperm Örneği Alınmasına Nenden Gerk Duyuluyor?
Sperm sayısının çok yetersiz bulunduğu vakalarda daha fazla sperm elde etmek için bazen birden fazla numune alınması gerekebilir. İlk örnekte sperm taşıyıcı kanallardaki (vaz deferensler) spermler alınmaktadır. İkinci örnekte ise epididimal kanallardaki daha az beklemiş spermin elde edilmesi mümkündür. Daha yüksek oranda hızlı hareketli spermler elde edilmesi ihtimali ile ikinci veya nadiren üçüncü örneğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bu uygulama sperm sayısı ve hareketliliği çok kısıtlı olan erkeklerde yapılmaktadır.

Transfer Edilen Embriyoların İyi Kalitede Olmasına Rağmen Tutunamama Sebepleri Nelerdir?
İyi kalitede 2-3 embriyo transferine rağmen tekrarlayan başarısızlıklarda öncelikle daha ileri tetkikler ile çiftler araştırmalıdır. Kadın ve erkeğin genetik incelenmesi, olası endokrin hastalıklar, kanda pırtılaşmayı artırıcı faktörlerin varlığı, rahim içinin histeroskopi veya histerosalpingografi ile değerlendirilmesi gibi. Fakat yaklaşık %20–25 hasta grubunda herhangi bir neden sayılamaz. Araştırılan faktörlere rağmen bir neden bulunmayan olgularda daha ileri immunolojik incelemeler (her iki partner için de ) gerekmektedir.

Embriyolar Dondurulabiliyor mu?
Merkezimizde embriyoların dondurulma işlemi, transfer için gerekli olan sayıdan daha fazla ve iyi kalitede embriyo elde edilmesi sonucunda yapılmaktadır. Transfer edilen embriyolar ile benzer kalitede en az 3–4 adet embriyonun daha mevcut olması durumunda dondurma işlemi yapılmaktadır. Embriyolar l. ve 5. günler arasında dondurulmaktadır. Dondurulan embriyolar, hastanemizde, Sağlık Bakanlığı’nca yayınlanan yönetmelik gereğince 3 yılı geçirmemek şartıyla saklanmaktadır.

Embriyo Transferinden Sonra Gebelik Testinin Yapılacağı Zamana Kadar Devamlı Yatmak mı Gerekir?
Hastanın herhangi bir ağrısı yoksa ve kendinizi iyi hissediyorsa transferden bir gün sonra günlük yaşam aktivitelerine dönebilir.

Embriyo Transferi Sonrası Çiftler Ne Zaman Cinsel İlişkide Bulunabilirler?
Gebelik testinin sonucunu alana kadar çiftler, cinsel ilişkide bulunmamalıdır. Hasta, gebe kaldıysa bebek kalp atışları görülene kadar cinsel ilişki kurulmamalıdır. Sonrasında ise ancak, kanama vs. bir problem olmazsa doktora danışılarak hareket edilmelidir.

Embriyolar Dondurulabiliyor mu?
Transfer için gerekli olan sayıdan daha fazla ve iyi kalitede embriyo elde edilmesi durumunda uygulanmaktadır. Transfer edilen embriyolar ile benzer kalitede en az 3-4 adet embriyonun daha mevcut olması durumunda dondurma işlemi yapılmaktadır. Ayrıca yumurtalıkların tedaviye aşırı cevap verdiği, ciddi OHSS yani ovarian hiperstimülasyon sendromunun gelişme riskinin yüksek olduğu durumlarda ve tedavi sırasında endometriuma(rahim iç zarı) ilişkin, gebelik şansını azaltabilecek önemli bir sorun saptandığında da embriyoların tümü dondurulabilir(total freezing).Yapılacak uygun tedavi sonrası dondurulan bu embriyolar rahim içi hazırlanarak tansfer edilir.

Dondurulmuş Embriyodan Elde Edilen Gebelik Sonuçları Nasıldır?
Dondurulmuş embriyonun transferi hastaya ekonomik ve psikolojik avantajlar sağlar. Laboratuar ortamlarının iyi olması halinde dondurulmuş embriyo transferinin başarısı oldukça yüksektir. Ancak dondurulmuş embriyo transferi ile gebelik şansı taze embriyoya göre biraz daha az olabilmektedir.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT/PGD) Nedir?
Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek yöntemleriyle laboratuvar ortamında geliştirilen embriyolar üzerinde genetik inceleme yapılmasına ve seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahimine yerleştirilmesine imkan tanımaktadır. Bu yönteme gebelik öncesi genetik tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı-PGT) adı verilmektedir. PGT, ailesinde genetik hastalıklar olan çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş interfil ailelerin sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan genetik tanı yöntemidir.

Embriyolarda Genetik İnceleme Kimlere Önerilmektedir?

Tüp bebek programına alınan her çiftte embriyoların genetik olarak incelenmesine gerek duyulmamakta, buna karşın belirli özelliklere ve risklere sahip olan çiftlerde bu inceleme önerilmektedir. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Genetik veya kalıtsal bir hastalık taşıyıcılığı bulunan çiftlerde,
  2. Daha önce genetik hastalığı olan çocuk veya çocuklara sahip çiftlerde,
  3. Yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) için kabul edilmiş ileri yaş grubundaki kadınlarda (37 yaş ve üzeri)
  4. Tekrarlayan erken gebelik kayıpları-düşükleri olan çiftlerde,
  5. Bir çok kez yardımcı üreme teknikleri uygulanmasına rağmen gebelik elde edilememiş veya düşüklerle gebeliklerini kaybetmiş olan çiftlerde,
  6. Şiddetli erkek kısırlığı ile birlikte görülen kromozom bozuklukları veya genetik hastalıklarda,
  7. HLA genotyping (doku tiplemesi) yapılması amacı ile,

Genetik predispozisyon gösteren hastalıkların tanımlanması için.

Merhabalar;
Size yardımcı olabileceğimiz bir konu var ise lütfen bize yazın.
Powered by