Stres ve Kısırlık

Stres insan vücudunda pek çok aktivitenin artmasına neden olmakla birlikte böbrek üstü bezlerinin salgıladığı hormonlar ve sinir sistemi artan bu aktiviteyi dengeler. Akut stres kan basıncında ve solunum sayısında yükselmeye, kalp hızında artışa, soğuk terlemeye yol açar. Kronik stres uyku düzeninde ve bağışıklık sisteminde değişikliğe, depresyona sebep olabilir.

Stresin kısırlığa neden olduğuna dair çok az miktarda kanıt bulunsa da yüksek stres seviyelerine bağlı olarak hormon seviyeleri değişebilir ve düzensiz yumurtlama sorunu ile karşı karşıya kalınabilir. Yüksek stres seviyesinin kadınlarda fallop tüpünde spazma erkeklerde ise sperm üretiminin azalmasına neden olabileceğini iddia eden bazı çalışmalar bulunmaktadır.



 

Kısırlık tanısı çiftler üzerinde çok ciddi bir travmaya neden olabilir. Aynı zamanda uygulanan testler ve tedaviler fiziksel, duygusal ve maddi açıdan yarattığı etkilerle büyük bir stres kaynağı haline gelebilir. Pek çok çift çocuk sahibi olmak ister ve kısırlık bu planlarının gerçekleşmesine engel bir durum olduğundan strese yol açar. Kısırlık tanısı koyulan çiftler muayenelerle ve tetkiklerle belirli aşamalardan geçerler. Ardından üremeye yardımcı tedaviler planlanır ve belirli adımlarla uygulanır. Tanıdan tedavinin sonuçlanmasına kadar geçen süre oldukça detaylı ve uzun sürebilen bir dönemdir. Bu durum çiftlerde stresin artmasına neden olabilir. Bu sürecin en sağlıklı şekilde atlatılabilmesi için çiftlerin birbirine destek olması, stresi yönetebilmeyi öğrenmesi ve gerekli durumlarda uzman desteği almaktan kaçınmaması gerekmektedir.










DİĞER TEDAVİLER

    Randevu Talebi Oluşturun